Psikoterapi Nedir?
Psikoterapi yalnızca yaşanan belirtileri ortadan kaldırmaya çalışan bir süreç değildir. Aynı zamanda kişinin yaşamında tekrar eden çıkmazları, ilişkilerinde karşılaştığı güçlükleri, kaygısını, acısını ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi anlamaya yönelik bir çalışmadır.
Lacancı psikanalitik yaklaşımda kişinin yaşadığı sıkıntı yalnızca dış koşulların sonucu olarak ele alınmaz. Çoğu zaman kişi, hayatında tekrar eden örüntülerle karşılaşır: benzer ilişki sorunları, açıklanması güç kaygılar, sürekli yinelenen çatışmalar veya kişinin kendisinin bile anlamakta zorlandığı davranışlar. Analiz, bu tekrarların kişinin bilinçdışı yapısıyla nasıl ilişkili olduğunu araştırır.
Bu yaklaşımda semptom yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir sorun olarak görülmez. Kaygı, panik atak, ilişkisel güçlükler, takıntılar veya kişinin yaşamında tıkanma yaratan başka deneyimler; öznenin hikâyesi içinde bir anlam ve işlev taşır. Bu nedenle amaç yalnızca “belirtiyi susturmak” değil, kişinin kendi söylemi içerisinde semptomunun nasıl kurulduğunu anlamasına alan açmaktır.
Analiz süreci boyunca kişi konuşur; düşünceler, anılar, tekrar eden ifadeler, rüyalar, gündelik yaşamın küçük ayrıntıları ve beklenmedik çağrışımlar önem kazanır. Çünkü bilinçdışı her zaman açık biçimde değil, çoğu zaman kişinin sözleri içerisinde dolaylı yollarla kendini gösterir.
Psikoterapi bu anlamda hazır cevapların verildiği bir süreç değil, kişinin kendi arzusuyla ve kendi hakikatiyle karşılaşabileceği bir araştırma alanıdır.


Lacancı Psikanaliz Nedir?
Lacancı psikanaliz, insanı yalnızca belirtileri, tanıları veya davranışları üzerinden açıklamaya çalışan bir yaklaşım değildir. İnsan yaşamını; bilinçdışı süreçler, arzu, dil ve kişilerarası ilişkiler üzerinden anlamaya çalışan bir psikoterapi yaklaşımıdır.
Bu yaklaşımın temel hareket noktası şudur: İnsan, kendisini tamamen bilen ve yöneten şeffaf bir varlık değildir. Kişi çoğu zaman neden aynı ilişkileri yaşadığını, neden benzer çıkmazlara girdiğini, neden bazı durumlarda tekrar tekrar acı çektiğini veya neden istemediği davranışları sürdürdüğünü açıklamakta zorlanır. Lacancı psikanaliz tam da bu noktada kişinin yaşamındaki tekrarları, çatışmaları ve semptomları anlamaya çalışır.
Bu yaklaşımın kökenleri, Sigmund Freud'un bilinçdışı kuramına dayanır. Jacques Lacan ise Freud'u dil, felsefe ve yapısalcılık üzerinden yeniden okuyarak psikanalitik düşünceye farklı bir yön kazandırmıştır. Lacan'a göre bilinçdışı, rastgele dürtülerin bulunduğu gizli bir alan değil; kişinin konuşmasında, tekrarlarında, sürçmelerinde, rüyalarında ve ilişkilerinde kendisini gösteren canlı bir yapıdır.
Analistin Rolü Nedir?
Lacancı yaklaşımda terapist, kişiye yaşamın nasıl yaşanması gerektiğini söyleyen bir uzman veya hazır çözümler sunan bir rehber konumunda değildir.
Analistin temel işi dinlemektir; ancak bu gündelik anlamda bir dinleme değildir. Kişinin kullandığı sözcükler, tekrar eden ifadeler, sessizlikler, çelişkiler ve söylem içerisindeki kırılmalar önem taşır. Çünkü kişi bazen söylediğinden çok, nasıl söylediğiyle kendi hikâyesini açığa çıkarır.
Amaç danışanı belirli bir kalıba yerleştirmek değil, kişinin kendi söylemi içerisinde nasıl konumlandığını anlamaktır.
Yöntemi Nedir?
Lacancı analiz konuşma üzerine kurulu bir çalışmadır. Seanslar sırasında kişinin yaşam öyküsü, ilişkileri, tekrar eden sorunları, kaygıları, rüyaları ve günlük yaşamda önemsiz görünen ayrıntılar çalışma alanı hâline gelir.
Bu süreçte amaç yalnızca olayların nedenlerini bulmak değildir. Daha önemli olan soru şudur:
"Kişi kendi hikâyesi içerisinde nasıl bir yerde duruyor?"
Çünkü aynı olay, farklı kişiler için bambaşka anlamlar taşıyabilir. Analiz kişinin kendi hakikatine yaklaşabilmesi için bir alan açar.
Farkı Nedir?
Lacancı yaklaşımda tanılar tek başına açıklayıcı değildir. Bir tanı, kişinin deneyiminin tamamını anlatmaz.
Örneğin iki kişi benzer belirtiler yaşayabilir; fakat bu belirtilerin yaşamlarındaki anlamı ve işlevi tamamen farklı olabilir. Bu nedenle esas soru "Kişinin hangi tanıya sahip olduğu" değil, "Yaşadığı şeyin onun hikâyesi içerisinde nasıl bir yere sahip olduğu" sorusudur.
Semptom burada yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir problem olarak görülmez. Semptom çoğu zaman kişinin yaşamında belirli bir işleve sahiptir ve öznenin hikâyesiyle ilişkilidir.
Hangi Alanlarda Çalışılabilir?
Lacancı analiz; kaygı, panik atak, depresif süreçler, takıntılar, ilişki sorunları, tekrar eden yaşam örüntüleri, kimlik meseleleri, özgüven sorunları, yaşamda yön kaybı ve kişinin kendisini anlamakta zorlandığı birçok konuda çalışılabilir.
Ancak bu süreç hızlı tavsiyeler veya hazır çözümler sunmayı hedefleyen bir çalışma değildir. Daha çok kişinin kendi hikâyesiyle ve kendi arzusu ile karşılaşabileceği bir alan oluşturmayı amaçlar.
Hedef Nedir?
Lacancı analizde amaç kişiyi ideal bir noktaya ulaştırmak veya "sorunsuz" bir birey yaratmak değildir.
Amaç; kişinin kendi tekrarlarını, arzularını, ilişkilerini ve yaşamındaki çıkmazları daha farklı bir yerden duyabilmesine olanak sağlamaktır.
Kişi kendi söylemini keşfettikçe, yaşamında tekrar eden bazı örüntüler görünür hâle gelir. Bu görünürlük, kişinin kendi hayatı içerisinde daha farklı bir konum alabilmesine alan açabilir.
Analiz, kişiye nasıl yaşaması gerektiğini söylemez. Kişinin kendi sorusunu kurabilmesi için bir alan yaratır.
Bilinmesi Gerekenler


Sıklık (Frekans) nasıl oluyor?
Genellikle haftada 1, aynı gün aynı saatte olacak şekilde ayarlanmaktadır. Seans her zaman aynı saatte başlar ve biter, değişken sürelidir fakat ortalama 45 dakika sürer.
Seans ücreti nedir?
Seans ücreti aşağıdaki gibidir:
Lütfen https://www.yuzyilhastanesi.com/hekimler/yigit-gurdal adresinden randevu alınız
Uygun ücretli ve öğrenci danışan kontenjanı için lütfen iletişime geçiniz*
Psikoterapi ne kadar sürecek?
Bu sorunun cevabı her kişi için farklıdır. Açık uçlu ve derinlikli bir çalışma yürütülmektedir. Fakat bu çalışmanın sonsuz olduğu anlamına gelmemektedir.
Seansların iptali/değişimi taleplerinizi seanstan 48 saat önce bildirmeniz beklenmektedir.
